Haydi şimdi geç başka bir konuya,
şu tahta at olayını anlat şimdi bize,
Athena’nin yardımıyla Epeios yapmıştı onu hani,
getirmişti Akropolis’e dayamıştı tanrısal Odysseus da kurnazca.
İlyon’u yıkacak adamlarla doluydu içi”. (Odysseia VIII- 492-496)
Tasarımın odak noktasında Truva şehri ve Truvalılar için hazırlanmış bu yabancı hediye yer alır. Truva’ya ait olan ‘yer’, alt şehrin (Truva XIII / IX) sokak gridinden referans alarak parçalar bölünür, duvar ise meydanı tanımlanır. Müze alanına yaklaşan ziyaretçiler tüm programı ardına gizlemiş bir duvar ve duvarın üzerinde bu defa kendileri için hazırlanmış yabancı bir hediye ile karşılaşırlar. Duvarın üzerinden meydana doğru uzanan ‘Giriş Tüneli’nin rampası ziyaretçiler için yere dokunur. Rampa ziyaretçileri tünelin içine alır. Rüzgârı, güneşi, yağmuru, sıcağı, kısacası o ‘yer’i hissederek yürür ziyaretçiler. Sonunda ise dolaşım kovasına ulaşırlar; düşlere dalarken gerçeği ararlar bir yandan da. Daha sonra bir anda Troya Müzesi’nin kalbi olan giriş ve karşılama alanında bulurlar kendilerini.
Yer ile bir bütün olmaya çalışan yapı yerden çok fazla yükselmez ve farklı yüksekliklerdeki kütlelerden oluşmuş bir kompozisyondur. Arkasında duvar, önünde ise yeşil alanın arasında bir yer bulur kendine. Duvar ile yapı arasında oluşturulan mekân kalıcı sergi alanlarının açılabildiği korunaklı bir avludur. Truva alt şehrinin XIII / IX katmanlarına ait sokak gridinin açısı ile uygun olarak yerleşir araziye. Müze yapısı yer ile uyumlu mütevazı bir ilişki kurmak isterken giriş tüneli ise her şeyin üzerinde yer alarak formu ve malzemesi ile adeta oraya yabancı kalmak ister. Grid açık alanları şekillendirir, alt parçaları ise aktivite alanlarını oluşturur.
Satış ve etkinlik alanları giriş ve karşılama alanının sürekliliğini sağlarken aynı zamanda geniş bir fuaye gibi de davranır. Serbest düzende yerleştirilmiş fonksiyonlar hem dış alanla hem de giriş alanı ile direk bağlantılıdır. Etkinlik ve satış fonksiyonlarını barındıran hacim aynı zamanda konferans merkezinin fuayesi ve restoran ile de bağlanır.
Troya Müzesi’nin, Truva ören yeri için gelen ziyaretçilerin gezilerinin ilk durağı olması planlanmıştır. Bu sayede tüm alanı gezmeden önce ziyaretçiler doğru yönlendirmeler ile hem tarihsel bilgilere ulaşmış olacaklar hem de 1.derece arkeolojik sit alanı olan bu değerli bölgenin korunması adına eğitilmiş olacaklardır. Müzede edinilen bilgiler ışığında ören yeri gezisinin ziyaretçiler için çok daha anlamlı olması olanaklıdır. Açık alanları ile bir bütün olarak tasarlanan Troya Müzesi, aldığı referanslarla üst ölçekte ören yerinin önemli bir parçası haline gelecektir. Aynı zamanda meydanda önerilen shuttle servisi ile müze ve ören yerinin ilişkisinin artırılması amaçlanmıştır.
VAZİYET PLANI
PLANLAR
CEPHELER
KESİTLER
TROYA MÜZESİ
ULUSAL YARIŞMA
Yıl: 2011
Yer: Tevfikiye, Çanakkale, Türkiye
İşveren: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
Program: Müze
Toplam Alan: 10.500 m²
Statü: Ulusal Yarışma Katılım
Proje Ekibi: Fatih Yavuz, Emre Şavural, Hasan Okan Çetin, Cenk Erkoçoğlu, Gökçe Ersel, Olsi Kafeja
Danışmanlar: Selim İtez (İnşaat Müh.), Orhan Murat Gürson (Makine Müh.), Birkan Yüksek (Elektrik Müh.), Habibe Aduş Yılmaz (Peyzaj Mim.)

SMAG ile birlikte
ÇANAKKALE SAVAŞ ARAŞTIRMA MERKEZİ
GÖKÇEADA LİSESİ
LÜLEBURGAZ YILDIZLARI YÜZME AKADEMİSİ
BANGLADEŞ BÜYÜKELÇİLİK BİNASI
KARTEPE YAZICILAR RESTORAN
FREA | Projeler | TROYA MÜZESİ, Haydi şimdi geç başka bir konuya,
şu tahta at olayını anlat şimdi bize,
Athena’nin yardımıyla Epeios yapmıştı onu hani,
getirmişti Akropolis’e dayamıştı tanrısal Odysseus da kurnazca.
İlyon’u yıkacak adamlarla doluydu içi”. (Odysseia VIII- 492-496), Mimarlık, Tasarım, Mühendislik, Kentsel Tasarım, Fatih Yavuz, Emre Şavural