2016-04-16 00:00:00
SONU HÜSRANLA BİTEN YARIŞMA: MEB EĞİTİM KAMPÜSLERİ YARIŞMASI
2013 yılında ilan edilen Eğitim Kampüsleri Ön Seçimli Mimari Proje Yarışması sorunlu ilerleyen süreci ile uzun süre konuşulmuştu. Yarışmada 1. ödül alan proje müelliflerine sürecin geldiği noktayı ve yaşananları sorduk.

Yarışma 2014 yılında sonuçlandıktan sonra idare tüm proje müellifleri ile görüştü ve teklif hazırlamalarını istedi. 10.000 öğrenci kapasiteli eğitim kampüsü projeleri için müellifler tarafından idareye verilen teklifler fiyatları yüksek bulunarak kabul edilmedi. Müelliflerden projenin kapasitesinin 5.000 öğrenciye düşürülüp tekliflerini tekrar revize etmeleri istendi. Revize edilen teklifler de idare tarafında kabul edilmedi.

Müelliflerin deneyimine göre, teklif sürecinde idarenin proje maliyetine dair gerçekçi olmayan ekonomik beklentileri vardı. Bu beklentiler projelerin ilkelerine sadık kalınarak hayata geçirilmesine olanak vermiyordu. İdare, 1. ödül projelerinden vazgeçip 2. ödül sahipleriyle görüşmeye başladı. Kendi inisiyatifinde bir iş bedeli ve metodu belirleyerek ilerlemeyi tercih etti. Bu durumu etik bulmayan çoğu ekip idare ile çalışmayı kabul etmedi.

Ağrı Doğubeyazıt Eğitim Kampüsü Mimari Proje Yarışması'nı kazanan projenin müellifi olan Fatih Yavuz'un sürece dair yorumları ise şu şekilde oldu:

MEB Eğitim Kampusu 2. Etap yarışmada Ağrı bölgesi için proje üretmiştik. Süreçte yaşadıklarımızı aktarmaya çalışacağım.

Kolokyum sonrasında idare her bölgenin 1.ödülü kazanan müellifleri gibi bizimle de görüştü ve sürecin nasıl işleyeceği ile ilgili yüzeysel bilgiler verdi. Teklif hazırlamamız istendi. Bu aşamada birlikte hareket edebilmek için cidden çok çaba harcadık. Maalesef birlikte hareket edilemedi ve sonrasında idare ile onlarca telefon görüşmesi yaptık. En rahatsız edici olan ise idarenin müellifleri birbirine kırdırma çabasıydı bence. Telefon ya da yüz yüze görüşmelerde isim verilerek hangi müelliflerin imzaladığı ya da şartları kabul ettiği söylendi. Bu bilgileri bizlerle paylaşmanın bizlerin de teklifi kabul etmesi için amaçlandığını anlamıştık. Hem sürecin yorucu olmaya başlaması hem de ekip olarak işin geleceğini göremiyor oluşumuzdan dolayı biz de kesinlikle kabul etmedik.

Esasında bu teklif bize hiç mantıklı gelmedi. Garantör olarak kendini gösteren bir idareci böylesine maliyetli bir projenin ilk aşama proje maliyetlerini mimarlara yıkmaya çalışmış, daha da acısı mimarların da mühendislere gerekirse ödeme yapmayarak ya da komik bedeller ödeyerek süreci teklif ettiği bedellerle yapabileceğimiz telkininde bulunmuştu. Riskleri alacak olan bizler olacaktık mühendisler de neredeyse hiç kazanmayacaklardı; bu hiç adil değildi. Ayrıca idarecilerin bugün var yarın yok olduğu bir ülkede verilmeye çalışılan bu garanti anlamsız olduğu gibi teklif aşamasında keyfi bir şekilde öğrenci sayısının birden yarıya düşürülerek 5000'e bağlanması da sürecin nasıl bir keyfiyetle devam edeceğini iyice ortaya çıkarmıştı.

Bu noktada bizim bölgenin ikinci ödül sahibi Gökhan Aksoy'un süreçteki duruşu da bizleri çok mutlu etmiştir. Biz kabul etmeyeceğimizi belirtmemize rağmen idarenin teklifini kabul etmedi. Bölgemizde üçüncü ödülü kazanan grupla idare görüşmek istemiş; bunu da ödül sahibi Orhan Uludağ'ın beni telefonla aramasıyla öğrenmiş oldum. Daha sonra bizim bölge için imzaların atıldığı bilgisini aldık.

Sonrasında bunu dernekte tartışmak istedik ve bir akşam yaşananlar karşılıklı paylaşıldı. Anlaşılan şu oldu ki çok kurnazca hazırlanmış bir şartname (işin verilme şeklindeki kısım) vardı karşımızda ve idare bizlerle devam etmek zorunda değildi. Herkesin bu projeleri çizmek için kendince haklı bahaneleri olduğunu anladım.

Kendince bizleri birbirimize kırdırmaya çalışan kişi şu an yerinde değil; vermiş olduğu tüm garantileri de... Bu süreçte 'güç bende istediğim gibi at koştururum' zihniyetine karşı bence daha dik durmalıydık, duramadık. Çünkü bizde bu sömürü modelinin diğer idareler tarafından da tercih edilebilebilir olduğu çekincesi oluşmuştu.

Kendimce çıkardığım sonuç şu oldu; meslektaşlarımla birlikte hareket etmek çok kolay değil ve yakındığımız durumların kaynağında maalesef çoğunlukla bizler yer alıyoruz. Durumu içeriden düzeltmeye başlamak gerekiyor.
DEVAMI
FREA | Haberler | Sonu Hüsranla Biten Yarışma: MEB Eğitim Kampüsleri Yarışması, 2013 yılında ilan edilen Eğitim Kampüsleri Ön Seçimli Mimari Proje Yarışması sorunlu ilerleyen süreci ile uzun süre konuşulmuştu. Yarışmada 1. ödül alan proje müelliflerine sürecin geldiği noktayı ve yaşananları sorduk., Mimarlık, Tasarım, Mühendislik, Kentsel Tasarım, Fatih Yavuz, Emre Şavural